Alan Adı İhlali Türleri

alan adı ihlali türleri - domain tescili

ALAN ADI İHLALİ TÜRLERİ (DOMAİN İHLALLERİ)

Domain tescili, bazı zamanlarda bir yatırım alanı olarak görülmektedir. Ancak haksız bir takım tescil işlemleri hukuken ‘alan adı ihlali’ olarak nitelendirilmektedir ve yaptırıma bağlanmıştır. Eğer bir işletme ile ilgili veya bir kişinin kişisel durumu ile ilgili bir domain başkası tarafından tescil edilmiş ise bu çoğu zaman kötü niyetli olarak yapılmıştır ve bir kazanç beklentisi ile yapılmıştır. İşte böyle durumlar için kişilerin izleyebileceği birçok hukuki imkân vardır. Bunların bir kısmı iç hukuk kuralı iken bir kısmı da uluslararası hukuk kuralları arasında yer alır. Bir web sitesinin ‘www.’ diye başlayıp ismi ve uzantısı ile biten kısmı domaindir. Alan adı olarak da bilinen domain, internet ortamının önemli ve olmazsa olmaz unsurlarındandır. Sokaktaki bir ticari işletmenin tabelası ne ise bir sitenin alan adı da odur. Ancak alan adı birçok bakımdan daha önemli ve daha çok üzerinde durulması gereken bir konudur. Alan adı ihlalinde ne olacağı da aynı şekilde önemsenmelidir. Yazımız okununca bilişim hukuku açısından büyük önem arz eden bu hususun neden böyle olduğu daha iyi anlaşılacaktır. (Alan adı üretici, alan adı ticareti))

Bu kapsamda aşağıda hangi durumların domain ihlali teşkil edeceğine, bu hallerde neler yapılması gerektiğine, hangi süreler içinde nerelere başvuru yapılması gerektiğine, başvuruların ne tür özellikler taşıması gerektiğine ve konunun diğer önemli noktalarına değindik. Alan adı ihlali ile ilgili olarak bir hukuki süreç işletecek olan kişilerin tecrübeli bir bilişim avukatından hukuki yardım alması büyük önem taşır. Ancak bundan önce süreç hakkında bilgi sahibi olması da aynı önemdedir. Bilişim hukukunun bir alt dallarından olan bu konunun önemi, okununca daha iyi anlaşılacaktır. 

Alan Adı İhlali Nedir?

Alan adı ihlali durumunda nasıl bir hukuki prosedür izlenmelidir sorusunu cevaplamadan önce hangi hallerin domain ihlali teşkil ettiğinden bahsetmemiz gerekiyor. Ticari hayatta marka olarak bilinen şey bir ticari teşebbüsü başka bir ticari teşebbüsten mal, hizmet ve sair konularda ayırt etmeyi sağlayan ve o ticari teşebbüs ile özdeşleşen her türlü tanıtıcı işarettir. Günümüz için mal, bilgi ve hizmet satışı artık online ortamda da aktif bir şekilde gerçekleştiği için alan adları da marka gibi hukuki koruma altındadır. Marka tescili Türkiye’de ciddi bir konudur ve sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Bir markayı tescil ettirmek isteyen kişinin yerine getirmiş olması gereken birçok hukuki koşul vardır. Ancak alan adı tescili böyle değildir. Tabiri caizse ‘ilk gelen alır’ serbestliği etrafında bir alan adı ilk kimin aklına gelmişse o kişi alan adını alır. Domain ihlalinin temel kaynağı da budur. (Alan adı ticareti)

Alan Adı Marka İhlali  →

Dolayısıyla bazı durumlarda direkt olarak bir kişinin marka ismi veya işletmesini ilgilendiren bir alan adı başkası tarafından alınmış olabileceği gibi bazı durumlarda haksız rekabet teşkil edecek alan adları alınabilmektedir. Örneğin www.mcdonalds.com adlı domain ünlü hamburger firmasına başka birisi tarafından satılmıştır. Yani bazen direkt işletmenin adı başkası tarafından domain olarak tescil edilmiş olabilir veya öyle bir domain alınmıştır ki ismen tam aynı olmasa da sanki sizin işletmenizmiş gibi internet ortamında bir izlenim taşıyordur. Örneğin www.facedbooks.com alan adı şuna Türkiye’den birisine aittir ve Facebook adlı ünlü sosyal medya firması ile aralarında hukuki süreç devam etmektedir.

Kişilik Hakkını İhlal Eden Domain İhlali → 

Marka haricinde bir kişinin isim ve soy ismi de haksız olarak başka bir kişi tarafından tescil edilmiş olabilir. Bu hal de alan adı ihlali olarak nitelendirilir ancak burada daha sıkı bir inceleme yapılır. Çünkü bir ismi birçok kişi taşıyor olabilir. Burada tescilin kötü niyet taşıyıp taşımadığı önemlidir. Örneğin www.acunilicali.com ismi bu şekilde. Bir ihlale neden olabilirken ünlü olmayan isim olan www.şahısismi.com isminin domain ihlali olarak kabul edilmesi çok zordur. Hangi durumun ihlal içerdiği konusunda bir bilişim avukatına danışmak yerinde olacaktır.

Domain İhlali Durumunda Ne Yapılabilir?

Yukarıda domain ihlali hallerinin neler olabileceğini örnekler ile açıklamaya çalıştık. İşte bu hallerin her birisi için ihlalin önlenmesi ve zararın giderilmesine yönelik hukuki prosedür takip edilebilir. Bu prosedürlerin sonucunda alan adına yapılan ihlalin sona erdirilmesi, zararın giderilmesi, alan adından elde edilen haksız gelirin alınması, alan adında kimin hak sahibi olduğunun tespiti gibi önemli sonuçlar doğar. Şimdi bunları izah edeceğiz.

Kişi Hakkını İhlal Eden Domain İhlaline Karşı Türk Hukuk Kuralları Çerçevesinde İzlenebilecek Hukuki Prosedürler

İster gerçek kişi olsun ister tüzel kişi olsun, kişilerin isimleri üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 24 ve devamı uyarınca bazı hakları vardır. TMK madde 24 gereği kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi (isim de kişilik haklarına dahildir) hâkimden bu saldırının sona erdirilmesini talep edebilir. Ayrıca bu durumun hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. TMK 24. madde her türlü kişilik hakkına saldırı durumunun hukuka aykırı kabul edileceğini de ayrıca söyler. Yine TMK madde 26 hükmüne göre ismin kullanılması noktasında bir çekişme söz konusu ise yani bu konuda bir anlaşmazlık var ise bu konuda kimin hak sahibi olduğuna ilişkin hâkimden bir tespit kararı talep edilebilir. Ardından adı haksız olarak kullanılan kişi, haksız olarak kullanana karşı saldırının sona ermesini dava edebilir. Haksız kullanan kişinin kusuru varsa (ki alan adı ihlalinde çoğunlukla kusurlu bir kullanım olur) somut olayın şartlarına göre maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. MK madde 25 hükmü ise yargılamaya ilişkin kuralları içerir. Burada önemli bir husus şudur: maddi ve manevi tazminatın haricinde, alan adını haksız olarak ihlal eden kişiden ayrıca bu ihlal sonucunda elde ettiği gelir de talep edilir. Yani eğer maddi ve manevi zarar var ise bunlar talep edilir. Ayrıca kişinin, bu siteden kazanılan parayı da talep etme hakkı kanunen mevcuttur. Kişilik hakkının ihlali durumunda açılabilecek olan bu dava için seçimlik yetki kuralı söz konusudur. Yani bu dava istenirse davacının yerleşim yerinde isterse davalının yani alan adını ihlal eden kişinin yerleşim yerinde açılabilir. Ancak belirtmemiz gereken en önemli mesele bu komple sürecin tecrübeli bir bilişim avukatının hukuki yardımı ile birlikte sürdürülmesi gerektiğidir.

Sonuç olarak eğer bir kişinin ismi bir alan adı ile ihlal edilmiş ise bu durumda yukarıda bahsettiğimiz hükümler çerçevesinde şunlar talep edilebilir:

  • Alan adı ihlalinin tespit edilmesi
  • Alan adı ile ilgili kimin hak sahibi olduğunun tespit edilmesi
  • Alan adına karşı yapılan haksız saldırının sona erdirilmesi (haksız tescilin terkin edilmesi yani iptal edilmesi)
  • Zarar varsa maddi ve manevi tazminat
  • Zarar olsun veya olmasın, haksız olarak o alan adından elde edilen gelir

Marka Hakkını İhlal Eden Domain İhlaline Karşı Türk Hukuk Kuralları Çerçevesinde İzlenebilecek Hukuki Prosedür

Bir markanın veya firmanın adının bir domain ile ihlal edilmesi durumunda Sınai Mülkiyet Kanunu’nda bahsedilen marka hakkının ihlali durumundaki hakların yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri etrafında da hukuki prosedür başlatılabilir. TTK’da haksız rekabete ilişkin hükümler madde 54 ve devamında yer almıştır. TTK 54. madde kapsamında, rakipler veya tedarikçiler ile müşterileri arasındaki ilişkileri etkileyebilecek ve dürüstlük kurallarına aykırı nitelik taşıyan aldatıcı davranışlar ve diğer ticari uygulamalar hukuka aykırıdır ve haksız rekabet teşkil eder. Bir marka sahibinin alan adının başka biri tarafından alınması veya buna çok benzer bir alan adını alınması bu kapsamdadır. Aslında benzer alan arının hak ihlali doğurup doğurmadığı nitelikli bir değerlendirme ile ortaya çıkar. Yani somut olayın özelliklerine bakılır ve alan adı tescilinin kötü niyet taşıyıp taşımadığı değerlendirilir. Sonuç olarak bir alan adının marka hakkını ihlal ettiği tespit edilirse bu hukuken TTK madde 55/1-a düzenlemesinde yer alan klasik iltibas hali yani “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” durumu kapsamında haksız rekabet teşkil eder.

Bir domain ihlalinin bir kişinin markasına tecavüz teşkil ettiği durumlarda yani haksız rekabet söz konusu olduğunda açılabilecek olan dava ve hukuki prosedür TTK 56 ve devamında yer almıştır. Buna göre, haksız rekabet dolayısıyla müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri yahut her türlü ekonomik faaliyeti zarar gören veya zarar görme tehlikesi ile karşı karşıya kalan kişi mahkemeden şunları talep edebilir:

  • Alan adı tescilinin haksız olduğunun tespiti (haksız fiilin tespiti)
  • Alan adının terkin edilmesini (haksız rekabetin sonlandırılması)
  • Haksız alan adı tescili sonucunda zarar ortaya çıkmışsa ve bu zararda kişinin kusuru varsa zararın tazminine karar verilmesi (kusur halinde zarar ve ziyanın tazmini)
  • Kişilik hakkına karşı bir ihlal olmuş ise manevi tazminata karar verilmesi

Domain İhlalinde Cezai Sorumluluk →

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, markaya ilişkin hukuki düzenlemeleri içermektedir. Bu kanunun 29 ve 30. maddeleri marka hakkına tecavüz halini düzenlemektedir. Bu düzenlemelerde marka hakkına tecavüz edildiği haller için somut olayın şartlarına göre değişmek üzere 1 yıl ile 4 yıl arasında değişecek şekilde hapis cezası ve adli para cezası öngörülmüştür. Dolayısıyla alan adı ihlali ciddi bir problemdir ve hukuki süreç önemle takip edilmelidir.

İspat Yükü Kimdedir? →

Yukarıda bahsettiğimiz bütün meselelerde haksız rekabeti, marka hakkına tecavüzü, davacının hukuki yararının olduğunu ve tescilin kötü niyetli yapıldığını davacı ispat etmek zorundadır.

Alan Adı İhlalinde Erişimin Engellenmesi

Türkiyede 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” kapsamında sayılan hukuka aykırılık teşkil eden web sitelerine yargı kararı ile erişim engellenebilmektedir. Erişim engelleme bir çok durumda mümkündür. Domain ihlali ile ilgili bir durum da kişilik hakkının ihlali kapsamında değerlendirilir ve erişim engeline konu olur. Burada kişinin elinde iki imkan vardır. Öncelikli olarak ilgili domaini haksız olarak kullanan kişiye direkt olarak noter kanalı ile başvurarak bu hukuka aykırılığı gidermesi istenebilir. Aksi halde hukuki süreç başlatılabilir. Yahut direkt olarak sulh ceza hakimine başvurarak erişim engeli talep edilebilir. Erişim engelleme konusu oldukça önemli ayrıntılar içerir ve kompleks bir yapıya sahiptir. Bu kararın kaldırılması ve itiraz konusu, hukuki prosedürün hızlı ve etkin şekilde takip edilmesi vs. özellikli durumlardır.

Ayrıca bu konuda son çıkan yönetmelikle alakalı yazımızı da okuyabilirsiniz.