Yapay Zekanın Hukuktaki Fonksiyonu ve Etik Çerçevesi

Paylaş
Okuma Süresi: 2 Dakika

    Yapay zeka (AI), makinelerin tecrübeden öğrenmesini, verilere uyum sağlamasını ve insana atfedilmiş görevleri gerçekleştirmesini mümkün kılar. Bugünlerde zamanlı ayarlı kahve yapma makinesi, satranç oynayan bilgisayarlardan, kendi kendine giden arabalara kadar birçok örneğini görmekteyiz. Bu bağlamda AI bilgisayar teknolojileri kullanarak, verileri işleyerek ve verilerdeki yazılımları tanıyarak belirli görevleri yerine getirecek şekilde eğitilebilir.
Yapay zekanın bu bağlamda kazandığı ve fonksiyonlaştırdığı işlevselliğini ve önemini şöyle kategorilendirilebiliriz.
– Yapay zeka, birçok gizli katmana sahip sinir ağlarını kullanarak daha fazla ve daha derin verilere ulaşarak onları analiz eder.Buna en iyi örnek bugün tıp alanında kaydedilen ivmedir.Retinopati,yapay zeka ile taranan CT ve MR,lerin teşhisi açısından derin öğrenme,işlevsel sınırlandırma yaptığı için bu verilere daha sağlıklı ulaşmamızı sağlarken güvenilirlik kazandırır.
– Yapay Zeka, ürünlere zeka ekleyerek kullanım açısından fonksiyonlarını zenginleştirir.Şu an dünyada kullanılan akıllı telefonlardaki Siri vb uygulamalar kullanım açısından fonksiyonellik kazandırır.

Yapay zekanın fonksiyonları dışında kullanımının verdiği etiksel çerçeve açısından incelersek yapay zeka kendisini oluşturan algoritmaların bir sonucu olduğu için bunu oluşturan bireylerin onlara atfettiği iyi,kötü,çirkin gibi algıları ve fonksiyonları yerine getirir.Yapay zeka iyi bir amaç uğruna kullanılmazsa, beraberinde çok ciddi etik sorunlar getirecektir. Burada geliştirilen sistemin kendisi ‘kötü’ olmasa da bu sistemi geliştirirken kullanım alanı ile ilgili sınırlamalar getirmek kötüye kullanımını engellemek için gereklidir.

Otonom sistemi içerisinde üretilen insansız aracın siyahi vatandaşları herhangi bir nesne gibi algılayıp çarparak öldürmesi ve bunu ırkçılık bağlamında bir hak olarak gören bir yazılım ve otonom sistemi içerisindeki algoritmanın kötüye kullanılması buna en iyi örnektir. Burada hukuki anlamda etiksel çerçevenin çizilmesi bunu oluşturan otonom sisteminin sorumluluğunda mı yoksa bunu kullananın sorumluluğunda mı gibi soruları akla getirse de buradaki hukuki süreç normlar ve anayasal çerçevede bunu ortaya atan otonom sisteminden ve kullanıcının sorumluluğundan bahsedilebilir ve bu aynı zamanda müteselsil sorumluluk yüklemektedir.
Yapay zekanın hayatın tüm mecralarında kullanılması, insanın yaşamındaki tüm olumsuzlukların giderilmesi, yaşlanmanın azaltılması durumları olacaktır. Doğru bildiklerimizin tekrar sorgulanmasına ve etik anlamda uygulamada değişkenlik gösterecektir. Bu sayede insansız orduları görmemiz pek mümkün hale gelecektir.Otonomlar ve katil savaş robotlarının hâkim olacağı bir dünya ile karşı karşıya kalınabilir.Yapay zekanın hem dünya hem insan üzerinde etkili olmaya devam etmesi sosyal, siyasi,Yapay zekanın hem dünya hem insan üzerinde etkili olmaya devam etmesi sosyal, siyasi,hukuki, kültürel ve sorunların oluşmasına da neden olacaktır. Sonuç olarak yapay zekânın etik bir unsur olarak değerlendirilmesini ve evrensel etik kurallarını zorunlu tutacak ilkeler bir unsur olarak değerlendirilmesini ve evrensel etik kurallarını zorunlu tutacak ilkeler oluşturulması gerektiği savunulmaktadır. Bu savunulan görüşlerden yola çıkarsak sonuç olarak yapay zekânın etik bir unsur olarak değerlendirilmesini ve evrensel etik kurallarını zorunlu tutacak ilkeler oluşturulması gerektiği savunulmaktadır. Yapay zekanın ve otonom sistemlerinin sorumluluğu müteselsil sorumluluk olup uluslararası normlarla korunması gereken sistemlerdir.

3 Replies to “Yapay Zekanın Hukuktaki Fonksiyonu ve Etik Çerçevesi”

  1. Savunulan Fikri insan haklarını koruma bağlamında çok haklı buluyorum…
    Bu dünya insanlığını kaybetmemiş insanlarin zekasıyla beraber,yapay zekayı da gerekli yerlerde kullanarak daha müreffeh olabilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.