Eserden Doğan Mali Haklar

marka başvurusu ve tescil süreçleri

Telif Hukuku ve Mali Haklar

Telif haklarını düzenleyen FSEK (telif yasası), eseri ve eserden doğan hakları koruma altına almıştır. FSEK(Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu) m.13’te “Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde himaye görür.” Şeklinde ifade edilmiştir. Bu madde uyarınca manevi haklar ile eser ve eser sahibi arasındaki kişisel ilişki kastedilmektedir. Bu yazıda ise bu ayrımın mali hakları ele alınacaktır. Ancak asıl konuyu ele almadan önce eserden doğan hakları genel manada görmek için aşağıda tabloya yer verilecektir. ( eserden doğan mali haklar, FSEK, fikri mülkiyet)

                                        ESERDEN DOĞAN HAKLAR
 
MANEVİ HAKLAR                        MALİ HAKLAR                       DİĞER HAKLAR
-Umuma Sunma Hakkı                   -İşleme Hakkı                               -Pay ve Takip Hakkı
-Adın Belirtilmesi Hakkı                 -Çoğaltma Hakkı                        -Cayma Hakkı
-Eserde Değişiklik Yapılmasını       -Yayma Hakkı                             -Vazgeçme Hakkı   Önleme Hakkı
-Teşhir Hakkı                                   -Temsil Hakkı
– Tahrip Etmeyi Önleme Hakkı.      – Yayın ile Umuma İletim hakkı

(Nal/suluk, Fikri Mülkiyet Hukuku, Seçkin kitabevi 2020sf 82)

1. MALİ HAKLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ

Eser sahibi, fikri çabası ve emeği sonucu ortaya koymuş olduğu eserden maddi olarak münhasıran yararlanacaktır. FSEK 20. Maddede bu husus ele alınmıştır. FSEK maddesinde alenileşmiş eser sahibi üçüncü kişinin haksız kullanımını engelleyebileceğine de değinmiştir. Yani alenileşmiş eseri üçüncü bir kişinin kullanımına olanak sağlamıştır. Ancak alenileşmemiş eserden sadece eser sahibi yararlanabilecektir. Mali haklardan bahsedebilmemiz için genel manada bulundurması gereken özellikler ise;

  • Herkese karşı ileri sürülebilme
  • Bağımsızlık
  • Hukuki işlemlere konu olabilme
  • Miras yoluyla intikal edebilme Şeklindedir.

Bağımsızlık unsuruna parantez açacak olursak, mali haklar her biri birbirinden bağımsız oluşu sebebiyle ayrı ayrı tasarrufta bulunulacaktır.

2. ESERDEN DOĞAN MALİ HAKLAR

2.1.İşleme Hakkı

İşleme hakkı FSEK 21. madde de “Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.” Şeklinde ifade edilmiştir. Genel manasıyla mali hakları eser sahibine ait olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte eser sahibinin mevcut eserden faydalanarak yeni eser üretilmesi mümkündür. Bu işlemle birlikte ortaya çıkan eser ilk esere bağımlı olarak  yeni bir vücut bulacaktır. İşleme eserler FSEK madde 6’ da işleme ve derleme eserler başlığı altında örnekleyici olarak sayılmıştır. (Kılınçoğlu,Ahmet:Sınai haklarala karşılaştımalı Fikri haklar,Turhan kitapevi, ankara,2013 sf143)

İşleme kavramı birden fazla anlam ihtiva eder. Bir yönüyle yenilikçi faaliyetin kendisini, diğer yönüyle de bu faaliyetin neticesi olarak ortaya çıkan fikrî ürünü ifade eder. (Öztan, Fikir ve sanat eserleri hukukunda işleme eserler, s222)

İşleme eserde önemli olan eseri işleyenin fikri özelliklerini taşımasıdır. Bir diğer önemli unsur ise yeni eserin asıl esere olan bağlılığıdır. Bağlılıktan kasıt asıl eserde mevcut olmayan unsurların bir diğer eserde varmış gibi yansıtılmasıdır. Asıl eserden ayrışmaması gerekmektedir. Çünkü meydana gelen yeni eserin esinlenme olduğu unutulmamalıdır.

 İşleme hakkını kanun münhasıran eser sahihine bıraktığı gibi izinle bir başka üçüncü kişide işleyebilecektir. İzin alınmadan işlenen eser izinsiz işleme olacaktır. Ancak izin bir koşul olmayıp eseri bir üçüncü kişi de işleyebilecektir. Ancak böyle bir durumda asıl eser sahibi ile işleme eser sahibi arasında sözleşme bulunmadığından FSEK 68 maddesinde yer alan maddi tazminat başta olmak üzere hukuki ve cezai yaptırımla karşılaşabilecektir.

2.2.Çoğaltma Hakkı

 Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak nüshasının veya nüshalarının çıkarılmasıdır. Şeklinde FSEK de ele alınmıştır. FSEK 22. maddeye göre, bir eserin aslından kopyalarının çıkartılmasının yanı sıra eserin işaret, ses ve/veya görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen veya ileride geliştirilecek her türlü araca kaydedilmesi çoğaltmadır. (Nal/suluk, Fikri Mülkiyet Hukuku, Seçkin kitabevi 2020sf 88) Çoğaltma yetkisini alan kişi çoğaltma aletlerinin zilyetliğini devralan kişi taraflar aksini kararlaştırmadığı sürece eseri çoğaltma yetkisine de haizdir.

Çoğaltmanın Özellikleri;

-Eserin nesneleştirilmesi

-İlk tespit veya sonraki tespitler şeklinde olması

-Tespitin bir veya daha fazla sayıda yapılması

            -Tespitin herhangi bir yöntem ve vasıtayla yapılması

            -Tespitin doğrudan ya da dolaylı yapılması

            -Tespitin sürekli ya da geçici olması

            -Eserin tamamen ya da kısmen tespit edilmesi

-İfade şekillerinden birinin veya hepsinin kullanılması

(www.telifhaklaridernegi.org)

2.3.Yayma Hakkı

Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, herhangi bir yolla piyasaya sürme hak ve yetkisi münhasıran eser sahibine aittir. (Genç Arıdemir 93 vd.; Atar 75 vd.) Yaymadan kasıt eserin fiziken mevcut olması gerekmemektedir. Henüz üretilmemiş eserin pek tabi siparişi kabul edilebilecek veyahut satışı gerçekleştirilebilecektir.

2.4.Temsil, Yayın Ve Umuma İletim Hakkı

FSEK’ te bir eserden …doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir şeklinde düzenlenmiştir. Bu başlıkta asıl merkez kavram umuma iletimdir. FSEK 24 maddesinin ilerleyen fıkrasında bu noktaya değinmiştir. “Temsilin umuma arz edilmek üzere vuku bulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir.”

Umum kavramında en önemli husus kişisel bağlantıdır. Kişisel bağlantı ise iki şekilde kurulabilir;

1-Eseri kullanan kişi ile bu eseri algılayabilen ya da erişebilen kişiler arasında

2-Bu eseri algılayabilen veya erişebilen kişilerin kendileri arasında

Umuma iletimin tespiti objektif olarak belirlenecektir. (Nal/suluk, Fikri Mülkiyet Hukuku, Seçkin kitabevi 2020sf 95) Yani umuma kapalı olduğu belirtilen alanın yabacılara kapalı olduğu ve erişime izin verilmediğinin belirtilmesidir. FSEK’ te ve henüz Yargıtay kararlarında bu husus açıklanmamıştır. Bu eksikliği Alman Telif yasasına başvurarak anlam kazandırmaya çalışılmıştır. Alman Telif yasasının 15/3’e göre umum, bir eseri kullanan ve bu eseri algılayabilen ya da erişebilen kişi veya kişilerle şahsi bir ilişki ya da bağlantısı bulunmayan kişilerdir. Şeklinde ifade edilmiştir. Nal/suluk, Fikri Mülkiyet Hukuku, Seçkin kitabevi 2020sf 93)

Sonuç

Yukarıda kısaca telif yasası çerçevesinde eser ve eserden doğan mali haklar incelenmiştir. Böylelikle Fikrini ve emeğini ortaya koyan eser sahibi ortaya çıkan eserden ekonomik anlamda tatmin olması gerekecektir. Bu anlamda haklarını bilmesi ve olası bir durum karşısında gerekli tedbirleri alması açısından yol göstermesi hedeflenmiştir.