Kişisel Veriler ve Ceza Hukukuna Yansımaları

kişisel verilerin korunması

KVKK ve Ceza Hukuku

Kişisel veriler(KVKK) sınırları ve kapsamı tam olarak çizilemeyecek, oldukça geniş bir alan ihtiva etmektedir. Ancak yine de denilebilir ki kişisel veriler insan ait olan ve insandan kaynaklanan hemen hemen her türlü veriyi içinde barındırmaktadır. Öncelikle kişisel veri nedir, kişisel verilerin korunması nasıl olmaktadır, kişisel verileri korumada hangi hukuki yaptırımlar vardır, bunları irdelemek lazımdır. Bundan dolayı kişisel verilerin en başta kötü amaçlı kullanımlara karşı korunması gerekmektedir. Bu koruma gerek Anayasal düzenlemelerle gerekse özel kanunlardaki düzenlemelerle, gerek cezai gerekse idari yaptırımlarla güvence altına alınmaktadır. Kişisel verilerin Anayasal düzeyde korunması 2010 yılında 5982 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliği kapsamında Anayasanın 20. maddesine bir fıkra eklenerek kişisel veriler, “özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı” kapsamında güvence altına alınmıştır. Bu düzenlemenin yanı sıra Türk Ceza Kanunun 135.Maddesinin 1. Fıkrasında Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir denilerek konunun cezai boyutuna değinilmiştir. Ve nihayet kişisel veriler konusunda en kapsamlı düzenleme 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile de söz konusu kişisel verileri hukuka aykırı kullanımı, depolanması, silinmesi idari yaptırım altına alınmıştır.

Kişisel Veriler ve Korunması

Teknoloji çağında yaşamak bir çok alanda olduğu gibi kişisel verilerin nasıl korunacağı, kullanılacağı, depo edileceği ve nasıl yok edileceği hem kişiler açısında hem kurum ve kuruluşlar açısından bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu saikle öncelikle kişisel verilerin korunması için Anayasal ve kanuni düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyaç yukarıda bahsedildiği gibi Anayasada: Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” şeklinde kendini göstermektedir.

Bir diğeri ve kişisel verilerin korunmasını hedef alan kanun ise 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunudur(KVKK). Bu kanun ile kişisel veriler verileri koruma, kullanma, depolama ve nihayetinde uygun araç ve ortamlarda nasıl yok edilmesi gerektiği ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Söz konusu kanuna aykırı olarak verilerin kullanılması, depo edilmesi ve yok edilmesi/edilmemesi çeşitli ve çok yüksek miktarlarda idari yaptırımlara bağlanmıştır. Ancak bu yaptırımlar verilerin hukuka aykırı kullanımı neticesindeki bir idari yaptırım olup ceza hukuku bağlamında düzenlemeleri kapsamaktadır.

Kişisel Verileri Koruma Kanunu ve Cezai Yaptırımlar

Kişisel verilerin kanuna ve hukuka aykırı kullanılması yahut depolanması yahut silinmesi/silinmemesi Türk Ceza Kanununun özel hayata ve özel hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlar başlığı altında 135-140. Maddeler arasında düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelerde kişisel verilerin kaydedilmesinde cezai yaptırım ön gürülmüştür. Ancak bu yaptırımların birçoğunu soruşturulması ve kovuşturulması şikayet şartına tabi tutulmuştur. kişisel verilerin önemine dikkat çekilmekle kalınmamış, kanuna aykırılığın ceza hukuku bağlamında yaptırımına da dikkat çekilmiştir. KVKK 17.maddesinde Türk Ceza Kanununa atıfta bulunulmuş ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak silinmemesinin TCK anlamında yaptırıma tabi olacağı ifade edilmiştir.

KVKK’nın 17 maddesinde kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK’nın ilgili maddelerinin uygulanacağı, KVKK’nın 7. Maddesine aykırı olarak kişisel verileri silmeyen veya anonim hale getirmeyenleri TCK 138 kapsamında cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

KVKK’nın 18. madde hükmünde aydınlatma yükümlülüğü, veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler ve Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesini ve Kurul tarafından verilen kararlara uyulmamasını da kabahat niteliği taşıyan fiiller olarak tanımlamış ve böylece söz konusu ihlalleri Türk Ceza Kanunu’nun kapsamı dışında tutmuştur. Bu yönü ile KVKK Türk Ceza Kanunundan ayrılmıştır.

Tüm bu düzenlemelere bakıldığında Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve KVKK kapsamında değerlendirilecek olursa Anayasa değişikliği ile herkesin kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu verilerin saklanması silinmesi ve yok edilmesi konusunda her türlü imtiyaza sahip olduğu belirtilerek kişisel verilerin ne kadar önemli ve özel bir yere sahip olduğu Anayasal düzeyde garanti altına alınmıştır. Türk Ceza Kanunu düzenlemesi ile kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi, saklanması, depo edilmesi, silinmesi/silinmemesi, yok edilmesi cezai yaptırıma tabi tutulmuştur. Diğer taraftan KVKK düzenlemesi ile de söz konusu kanuna ve kurul kararlarına aykırı davranışlar, yüksek miktarlarda idari para cezası öngörülerek kişisel verilerin önemine dikkat çekilmiştir.