yapay zeka mahkemelerde cübbelilerin yerini alabilecek mi?

Okuma Süresi: 2 Dakika

YAPAY ZEKA ADALET SARAYLARINDA CÜBBELİLERİN YERİNİ ALABİLECEK Mİ?

Yapay zeka (AI), makinelerin deneyimden öğrenmesini, yeni girdilere uyum sağlamasını ve insan benzeri görevleri gerçekleştirmesini mümkün kılar. Bugün duyduğunuz çoğu AI örneği – satranç oynayan bilgisayarlardan sürücüsüz giden arabalara kadar – derin öğrenme ve doğal dil işlemeye dayanmaktadır.
Yapay zekâ, daha eski bir geçmişe sahip olsa da son dönemde insanoğlunun yerini alacak hatta işsizlik,rekabet gibi kavramların yerini eşitlikçi,insan haklarına dayalı insan meteforları yapay zekayla beraber gündeme geldi.Tüm bu sorunsalların yanında yapay zekanın hukuk sistemi içindeki yeri de biz hukukçular açısından merak edilen bir konu haline gelmiştir.Yapay zekanın yargı uygulamasındaki fonksiyonlarını önümüzdeki yıllardaki gelişmeler gösterecek olsa da bizler açısından şu an için yargı açısından hakime yardımcı yapay zeka,karar veren yapay zeka ve taslak hazırlayıp yargıya sunan yapay zeka diye kategorilendirilebilir. Savunma makamı açısından ise yargıya benzerlik gösterse de nüanslarla ayrılabilmesi öngörülmektedir.
Dünya üzerindeki hukuk sistemleri her ne kadar diğer sektörlere göre yapay zekadan daha az etkilenecek olsa da gene de yapay zekadan etkilenmeden ve yeni siteme entegre olmadan yürüyecek bir mekanizma olmaktan uzak kalacaktır. Örneğin, IBM tarafından avukatlara yönelik olarak geliştirilen ve yaygınlaşarak kullanılmaya başlayan ‘Ross’ adlı yapay zekâ bazı hukuki konularda da avukatlara yardım etmektedir. Bu kapsamda, bu çalışma ile yapay zekanın mahkemelerdeki yapay zeka olarak kullanımı ele alınmıştır.
Yapay zekanın hukuk sistemine entegresinin yanı sıra beraberinde etik,bilişsel ve dilsel problemleri nasıl aşacağını ve bu dünya hukuku içinde toplumlara entegrasyonunun uygulama zorluğu da beraberinde geleceği pek muhtemel görünen konuların başında görünen durumlardandır.Yapay zekâ ile ilgili OECD’nin ve diğer kuruluşların belirlediği etik ilkeler yapay zekanın fayda ve riskler arasında dengeleyici kullanımını öngörmektedir. Etik ilkeler yapay zekanın gelişimini desteklemeyi öngörürken diğer tarafta yapay zekanın kötüye kullanımı insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokratik değerler gibi temel hukuki mihenk taşlarına yönelik meydana gelen riskleri önlemeyi amaçlamaktadır.
Her ne kadar uzak bir gelecek olarak görünse de yapay zekanın son 30 yılda birçok mesleği bitireceği ve bu meslekleri bitirmekle de kalmayıp yerini donanımsal olarak tamamen alacağı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.Biz hukuk neferleri için de bu şekilde bir yargısal popülasyonun olması kaçınılmaz son gibi görünse de bu bağlamda anayasal,demokratik ve insan hakları etik çerçevesinde olması ve bu bağlamda çalışmaların yapılması beklenen bir çalışmadır.

Av. Yasemin ARSLAN IŞIK