Sosyal Medyada Kişilik Hakkı İhlalleri

sosyal medya ve kişilik hakalrı

Sosyal Medyada Kişilik Hakkı İhlalleri ve Bu İhlallerin Hukuka Uygunluk Nedenleri

Kişilik Hakkı Kavramı(Medya Hukuku)

Kişiliği oluşturan hayat, vücut bütünlüğü, ad, resim, özel hayatın gizliliği, ekonomik özgürlük gibi maddi ve manevi değerlerin tümü üzerinde sahip olunan hak şeklinde tanımlanabilir. Kişilik hakkını diğer haklardan ayıran bazı özellikleri vardır. Bu özellikler; mutlak hak olması, şahıs varlığına ilişkin bulunması, şahsa sıkı sıkıya bağlı olması ve dolayısıyla başkasına devredilemez, zamanaşımına uğramaz, vazgeçilemez olması, kişinin üzerinde tasarrufta bulunup devredemediği, feragat edemediği ve kural olarak mirasçılara geçmeyen bir hak olmasıdır. (sosyal medya hukuku)

Sosyal Medyada Hukuken Korunması Gereken Kişisel Değerler

Kişinin Şeref ve Onuru(sosyal medya suçları)

Şeref ve onur kavramı, toplum tarafından kişiye verilen manevi değerlerin bütününü ifade etmektedir. Sosyal medyada karşılaşılan kişilik hakkı ihlallerinin büyük bölümü kişinin şeref ve onuruna yönelik saldırılardan oluşturmaktadır. Kişilik değeri olarak şeref ve onurun ihlali, kişinin toplum nezdinde sahip olduğu varsayılan özellikler ve değerlerin eksik olduğu fikrini yansıtan yazı, söz veya resimle yapılan tüm beyanlar yoluyla gerçekleşebilir.

Kişinin Hayat Alanı

Kişinin hayat alanı, kişilik değeri olarak Anayasal düzeyde korunan herkesin özel hayatına saygı duyulmasını isteme ve kendine ait bilgilerin üçüncü kişilerce öğrenilmesini istememe hakkına dayanır.

Kişinin Resmi ve Sesi

Kişinin resmi ve sesinin konu edildiği kişilik hakkına saldırı teşkil eden fiil genellikle kişinin şerefine ve onuruna ya da özel hayatına müdahale kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nedenle kişinin fotoğrafı veya ses kaydı gibi kişisel değerlerinin izinsiz kullanımı, yayılması halinde söz konusu kişilik değeri yerine, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesinden veya şeref ve onurun zedelenmesinden bahsedilmektedir.

Kişiye Ait Hassas Veri

Hassas veriler, sınırlı sayıda, numerus clausus ilkesine bağlı kalınarak düzenlenmiştir. Hassas veri kavramı, kişilerin ırk veya etnik kökenlerini, politik görüşlerini, dini veya felsefi inançlarını ya da sendika üyeliklerini ortaya çıkaran, sağlık durumuyla veya cinsel hayatıyla ilgili veriler şeklinde tanımlanmıştır.

Hukuka Uygunluk Sebepleri

a) Veri Sahibinin Rızası

Kişinin rızasının bulunması her zaman hukuka uygunluk sebebi sayılmayabilir. Rıza gösterme işleminin ehliyetsizlik veya irade sakatlığı nedeniyle hükümsüz olmaması, hukuka veya ahlaka aykırı nitelik taşımaması gerekmektedir. Bu noktada kişinin özgürlüklerinden vazgeçemeyeceği veya onları hukuka ve ahlaka aykırı olarak sınırlandıramayacağına ilişkin TMK m. 23/2 hükmü de göz önünde bulundurulmalıdır. Rızanın geçersiz olması hâlinde saldırı hukuka aykırı olacağından, kişilik hakkı ihlal edilen kişi kişiliği koruyucu davaları açabilir ve zarar görmüşse bunun tazminini isteyebilir. Ancak bu durumda, Türk Borçlar Kanununun 52. maddesi gereği hâkim, tazminattan indirime gidebileceği gibi hiç tazminata da hükmetmeyebilir.

b) Üstün Nitelikte Özel Yarar

Üstün nitelikte özel yararın, zarar görenin kendisine, faile veya üçüncü bir kişiye ait olabileceği kabul edilmektedir. Hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmesinin yerindeliği doktrinde tartışmalı bir konudur.

c) Üstün Nitelikte Kamu Yararı

Üstün nitelikte kamu yararına en tipik örneği kitle iletişim araçlarıyla yapılan müdahaleler oluşturmaktadır. Sosyal medyada yapılan olay veya düşünce açıklamalarının hukuka uygun olup olmadığının tespiti için her somut olayda kişilik hakkı ile kamunun haber alma ve aydınlatılma haklarından hangisinin daha üstün geldiğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Kitle iletişim araçlarıyla yapılan bir olay açıklamasının hukuka uygun olmasının ön koşulu, olayın gerçek olmasıdır. Bununla birlikte açıklamanın biçiminin açıklamayla ulaşılmak istenen amaca uygun olması gerekmektedir. Uygun amaç ve araç ilişkisi, yalnızca olay açıklamalarının değil, düşünce açıklamalarının hukuka uygunluğu bakımından da aranan bir şarttır. Bir düşünce açıklamasının hukuka uygunluğunun saptanması bakımından kişilik hakkına yönelik müdahalede bulunulan kişinin kamuya mal olmuş kişilerden olup olmadığı hususu oldukça önemlidir. Zira kamuya mal olmuş kişiler, görev ve faaliyetleriyle ilgili eleştirilere karşı diğer kişilere göre çok daha hoşgörülü olmak zorundadırlar. Yargıtay, çeşitli kararlarında siyasi kimliğe sahip kişilerin kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere katlanmak zorunda olduğunu açıkça ifade etmektedir. Ancak eleştirinin amacından ayrılarak kişiye saldırı için bir tür araç hâline gelmesi durumunda hukuka uygunluğu da ortadan kalkacaktır.

d) Kanunun Verdiği Yetki

Türk Medenî Kanununda düzenlenen hukuka uygunluk sebeplerinin sonuncusu, kanunun verdiği yetkinin bulunmasıdır. Kanunun verdiği yetki kavramı, esas olarak, kamu kurumlarının kamu hukukundan kaynaklanan yetkilerini ifade etmektedir. Bunun yanında kişilerin Anayasada öngörülen dilekçe, bilgi edinme, kamu denetçisine başvurma, iddia ve savunma haklarını kullanması ile meşru müdafaa da kanunun verdiği yetki kapsamında değerlendirilmektedir.

Sonuç

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ve içeriklere kolay ulaşım ile birlikte sosyal medyada kişilik hakkının ihlalleri ortaya çıkmıştır. Bu ihlaller sosyal medya hizmetlerinin hizmet sağlayıcısı ya da üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Kişinin şeref ve onuru, hayat alanı, resmi ve sesi,  hassas verileri gibi kişisel değerlerinin paylaşılması sosyal medyada kişilik hakkının ihlalini oluşturur. Bu ihlallerin hukuka uygun sayılabilmesi belli şartlar ile sağlanabilmektedir. Rıza, üstün nitelikte özel yarar, üstün nitelikte kamu yararı, kanunun verdiği yetki hukuka uygunluk sebepleridir. Bu sebeplerden herhangi biri gerçekleştiğinde kişilik hakkına saldırı oluştuğu söylenemez.

Yazar: Şebnem Demircan

İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Hukuki Düşünce Topluluğu Üyesi

Kaynakça

http://www.izmirbarosu.org.tr/pdfdosya/sayi-2017-22017128115229200.pdf#page=232

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/333494