Zeki Robotların Cezai Sorumluluğu Üzerine (BİLİMSEL ÇALIŞMA)

Okuma Süresi: 4 Dakika

YAPAY ZEKALI ZEKİ ROBOTLARIN CEZAİ SORUMLULUĞU ÜZERİNE(BİLİMSEL ÇALIŞMA)

Baş döndürücü teknolojide her gün bir yeniliğe uyanılıyor. Bu gelişim her alanı ayrı ayrı etkiliyor. Bunlardan birisi de hukuk. Yapay zekâ her gün farklı bir konuyla gündeme geliyor. Benim çalışmamdaki konusu ise cezai sorumluluğu. Ortaya çıkan bu zeki robotların suç işlemesi halinde bu suçun faili kim olacaktır? Cezası kime ve neye göre verilecektir? (Bu çalışma için ön literatür taramasında kaynak eksikliği fark edilmiştir. Bu yüzden belirli sayıda hukukçuya yarı yapılandırılmış bir mülakat uygulamaya gidilmiştir. Çalışma TÜBİTAK–2209-A ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ DESTEĞİ PROGRAMI ile desteklenmektedir.)

 Yapay Zekalı Robotlar Üzerine Sorular

Bu mülakatımızda bir avukata sorduk. (Avukatın kişisel bilgileri proje kapsamında korunmaktadır. Sorulara verdiği cevapları paylaşmada ön izin alınmıştır.)

  • Robotların Ceza Sorumluluğunun Türü sizce hangi sorumluluğa daha uygundur?

Taksir Sorumluluğu- Robotların Doğrudan Sorumluluğu

  • Otomatik defibrilatör diye adlandırabileceğimiz makine, kalbin faaliyetini takip edip, gerektiğinde elektrik vererek kişiyi tedavi etmeye programlanmıştır. Bu makinelerin buna rağmen hatalı olması söz konusu olduğunda, kalbi duran kişinin ölümünden kim, nasıl sorumlu olacaktır?

Otomatik Defibrilatör adı verilen araç çeşitli bileşenlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan bir makinedir. Bu yönüyle aracın herhangi bir hak ya da fiil ehliyeti yoktur. Türk Medeni Kanunumuz uyarınca hak ehliyeti sahibi olmak için tam ve sağ doğmak yeterlidir. Fiil Ehliyeti, kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme ehliyetidir. TMK m. 9 gerçek kişilerin, ergin olmak, ayırt etme gücüne sahip olmak ve kısıtlı olmamak şartlarını sağlamaları halinde fiil ehliyetlerinin olduğunu kabul etmiştir. Ceza ehliyeti ise, ceza hukuku açısından, bir kişinin işlediği suçtan dolayı sorumlu tutulabilmesi için gerekli niteliklerdir. Bu nitelikler yaş ve algılama ve yönlendirme yetenekleridir. Otomatik Defibrilatör hukuk düzleminde bir kişi olmadığı için cezai sorumluluğuna gidilemeyecektir. Ancak makinede gerçekleşen ve idarenin sorumluluğunda olan bir hatadan ötürü İYUK uyarınca tam yargı davası açılabileceği kanaatindeyim. Makinenin özel hukuk gerçek veya tüzel kişilerinin sorumluluğu altında bulunması halinde kusur sorumluluğuna da gidilebileceğini düşünüyorum. Bu kapsamda şartları gerçekleştiği takdirde TBK uyarınca haksız fiil hükümlerine dayanılabilir.

Otonom araba, bilinen diğer adlarıyla robot araba, sürücüsüz araba, çevresini algılayabilen ve çok az insan girdisi veya hiç girdi olmadan hareket edebilen bir otomobil türüdür. A şehrinde yerel idare tarafından otonom araçların kamusal alanda kullanımına izin verilmiştir. Buna dayanarak, K ulaşım şirketi tesis ettiği otonom araçlar ile müşterilerine hizmet sunmaya başlamıştır. Bir gün K şirketinden bir sürücü otonom araç ile müşterisine gitmektedir. Sürücü gece karanlık olduğu için yoldan sıkılır dizi izlemeye başlar. Ancak karşıdan karşıya herhangi bir yansıtıcı aparat olmadan geçen bisikletliye çarpmıştır, bisikletli olan L hayatını kaybetmiştir. Araç üzerindeki aparatlar olayı kaydetmiştir.

  • K şirketi, sürücü, bisikletli ve yazılım şirketinin cezai sorumluluğu ile ilgili görüşleriniz nelerdir?

Somut olayda K şirketinin ulaşım amaçlı bir şirket olduğu (Uber, Bolt gibi) ve kendi sürücüleri aracılığıyla hizmet verdiği anlaşılmaktadır. Günümüzde otonom araç üreten tüm firmaların araçları kendi kendine yol alabilmesine rağmen güvenlik amacıyla sürücülerini direksiyonu daima tutması için uyarmakta ve çeşitli ses veya sinyallerle bildirimler yapmaktadır. Aksi takdirde kazalar yaşanmaktadır. Olayda K şirketi ve sürücü arasında hukuki olarak bağlantı vardır. Hukuk davaları uyarınca K şirketi de adam çalıştıranın sorumluluğunun veya özen yükümlülüğünün şartları varsa kusuru oranında sorumlu olacaktır. Ancak ceza hukukunda suçun şahsiliği prensibi söz konusudur. Kimse işlemediği suçtan ötürü sorumlu tutulamaz. K şirketi sürücüye aracı tahsis etmesine rağmen sorumlu tutulamayacaktır. Şoför kendi dikkatsizliğinden ötürü kaza yaptığı için cezai olarak sorumlu tutulacaktır. Somut olayın gerekliliklerine göre bilinçli taksir olası kast ayrımı değerlendirilebilir. Aracın yazılım firması ise yazılımın oluşturulması aşamasında çok büyük ve hayati hatalar yapılmadığı sürece sorumlu olmayacaktır. Nitekim tüm otonom araç firmalarınca araç kontrolünün yalnızca bilgisayara bırakılmaması önemle hatırlatılmaktadır. Bisiklet sürücüsü ise aydınlatıcı herhangi bir reflektör kuşanmamıştır. Bu durum sürücünün cezasını hafifletici bir unsur olarak kabul edilebilir.

  • Otonom araç üreticisi olan bir şirketten otonom araç satın almış bir kullanıcı içindeyken, karşısına bir çocuk çıkan araç, çocuğu kurtarmak adına kullanıcının ölümüne sebebiyet verseydi K şirketi ve yazılım şirketinin cezai sorumluluğu ile ilgili cevabınız ne olurdu?

Yaşam hakkı Anayasa’mız, kanunlarımız ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmıştır. Anayasa’mızın 15. maddesinde Savaş hukukuna uygun

Fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında kimsenin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağı belirtilmiştir. Olayda araç kullanıcısı ile çocuk yaşamı arasında bir menfaat ölçümü yapılmıştır. Herkesin yaşam hakkı kutsaldır ve kim olursa olsun yaşam hakkı arasında tercih yapılamaz. Böyle bir durumda K şirketinin araç yazılımı hakkında bilgisinin kabul edildiği durumlarda müşterek fail olarak sorumlu tutulabileceği kanaatindeyim. Fakat aracın tercih yapabileceği durumlar hakkında bilgisi yoksa sorumlu tutulmaması gerekir. Bununla birlikte herkesin yaşam hakkı kutsal olduğu için böyle bir araç yazılımı etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Yazılım firması araç sürücüsünün menfaatini gözettiği için cezai bakımdan sorumlu tutulması gerektiğini düşünüyorum.

  • K şirketinde kaza sonrası yapılan denetimde kaza sebebinin algoritmik olduğu anlaşılmıştır. Şirket yöneticileri ve projenin algoritma geliştiricilerinden oluşan ekip için nasıl bir yaklaşım benimsenebilir?

Kazanın yazılım algoritmalarından kaynaklandığının anlaşılması halinde proje ve yazılım ekibinin kusur oranı dikkate alınabilir. Bu gibi durumların yaşanmaması için güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi için maksimum çabanın sarf edilmesi amaçlanabilir. Aksi takdirde ceza sorumluluğu ağırlaştırılarak otonom araç sahiplerinin ve yazılımcıların cezai sorumluluğuna da gidilebilmelidir.

Tüzel kişilerin robotların ceza sorumluluğu bakımından örnek teşkil edebilir. Bunun en başta gelen sebebi, tüzel kişilerin insan olmadıkları halde kişi olarak kabul edilmesidir. Bunun dışındaki bir başka benzerlik, tüzel kişilerin ceza sorumluluğu ile ilgili devam eden tartışmalardır.

  • Tüm bunlar ışığında tüzel kişilik sorumluluğu ile robot sorumluluğu arasında nasıl bir ilişki görüyorsunuz?

Hukuki olarak bakıldığında tüzel kişi, pek çok kişinin toplamından oluşmasına rağmen bir işletme ya da kurumda karar ve imza yetkisine sahip olan tek bir kişi olarak kabul edilen olumlara verilen addır. Ceza hukukumuzda tüzel kişiler suçun faili olamaz. Ancak gerçek kişiler fail olabilir. Bu kapsamda tüzel kişiler güvenlik tedbirleri niteliğindeki yaptırımlara maruz kalabilir. Robotların sorumluluğu ile tüzel kişiler arasında benzerlik kurulabilir. Gerekli durumlarda müsadere edilebilmeli ve robotların sahipleri fail olarak cezalandırılabilmelidir.

  • Robotların suça “sebebiyet verdikleri” değil, suçu “işledikleri” tezi ile ilgili sizin yorumunuz ne olur?

Yapay zekâ makineler tarafından bilgiye dayalı olarak geliştirilen bir zekâ türüdür. Doğal zekâ ise insan zekâsı ve hayvan bilişi tarafından sergilenen bilinç ve duygusallık içerir. İlk ve ikinci kategoriler arasındaki ayrım genellikle seçilen kısaltmayla ortaya çıkar. Yapay zekâ çeşitli veri setleriyle eğitilmesine rağmen bilinç ve duygu bakımında yeterli erişkinliğe henüz ulaşmamıştır. Ancak bu durum ulaşmayacağı anlamına gelmemektedir. Günümüzde robotlar tarafından aracılığıyla doğan suçlar çeşitli girdilerin bir sonucu niteliğindedir. Herhangi bir bilinç söz konusu olmadığı için suç işlemeleri söz konusu olmayacaktır. Çünkü suç işlediklerinin dahi farkında değillerdir. Bu sebeple suça sebebiyet vermek kanaatimce daha doğru bir kavram olacaktır.

Cevaplardan anlaşılacağı üzere avukatımız kıyas yolu ile bir değerlendirmeye gitmiştir. Bu yolla verdiği cevaplar açık ve anlaşılırdır. Bu proje kapsamında siz de katılmak isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

 Feyza Karaduman